HAMİT TEKKANAT - VAH MEMLEKETİN HALİNE | Denizli Hizmet Gazetesi -

VAH MEMLEKETİN HALİNE
HAMİT TEKKANAT

                    Facebook'ta Paylaş     |    

28/04/2017
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verileri ülkemizdeki acı tabloyu bir kez daha göz önüne serdi. Rakamlara göre 78 milyonluk ülkede 15,5 milyon insan hayatını sosyal yardımlarla sürdürmeye çalışıyor. Bu rakam nüfusumuzun yaklaşık beşte birine denk geliyor. Suriyeliler ve diğer mültecileri de eklersek sayı 20 milyona yaklaşıyor.  
 
Halimiz bu iken milleti kandırmak için Avrupa bizi kıskanıyor palavrasına sarıldılar. AKP en fazla oyu sosyal yardımın en fazla dağıtıldığı yerlerden alıyor. Çünkü milleti sosyal yardıma alıştırdılar, sonra da “Biz gidersek bu yardımlar kesilir, devlet maaş bile ödeyemez” yalanına sarıldılar. Bizim milletimiz çalışmadan, üretmeden, hak etmeden beleş yaşamayı çok sever. Başka ülkeleri bilmem ama bizdeki şu atasözlerine bir bakınız; 
 
“Devletin malı deniz, yemeyen domuz” 
“Nerede beleş, oraya yerleş” 
“Bedava sirke baldan tatlıdır” 
“Bal tutan parmağını yalar” 
 
Devletin dağıttığı sosyal yardımlar sürekli artarken uyanık geçinen vatandaşlarımız da Sosyal Güvenlik Kurumunu dolandırmada sınır tanımıyor. SGK, 2015 yılında ölüm aylığı alan 19 bin 277 kişinin boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığını tespit ederek aylıklarını kesmiş.  
Halkını beleşe alıştırıp, sonra da kayıtsız-şartsız itaat etmesini sağlamak için Stalin’e ait olduğu iddia edilen bir fıkra ile konuyu kapatalım; 
 
“Stalin bir gün Komünist Parti ileri gelenleri ile içki masasındadır. Peş peşe içilen Votka ile kafalar iyice dumanlanmıştı. Stalin bir ara elindeki çatalı önündeki Votka şişesine vurur ve herkesi dikkatle kendisini dinlemeye davet eder. 
Der ki; 
-“Bana şu sorunun yanıtını kim verecek? Halkın yönetime kayıtsız şartsız itaat etmesi ve liderin her dediğini onaylaması nasıl sağlanabilir?” 
Tamamı çakırkeyif olmuş parti yöneticilerinin her biri kendince yanıtlar verirler. Kimisi disiplin ve sertlikten, kimisi adalet ve eşitlikten, kimisi sürgün ve hak mahrumiyetlerinden, kurşuna dizmenin caydırıcılığından, toplu katliamlardan söz ederler. 
Ancak Stalin verilen yanıtların hiçbirini beğenmemiştir. 
Masanın karşısında hazır ol da bekleyen Kızıl Ordu muhafızına emir verir. 
-“Çabuk bana bir tavuk getir.’’ 
Emir derhal yerine getirilir ve tavuk Stalin’in eline verilir. Stalin adamlarının gözünün içine baka baka başlar tavuğun tüylerini canlı canlı yolmaya. Feryadına aldırmadan tüm tüylerini yolduğu ve cascavlak bıraktığı tavuğu odanın ortasına salıverir. 
-“Şimdi dikkatle izleyin tavuğu” der. 
-“Bakalım nereye gidecek?” 
Zavallı tavuk bu azaptan kaçıp kurtulayım diye can havliyle dışarı kaçar, 
Soğuktan tir tir titrer. Masaların altına girer, duvar diplerine koşar teleksiz, tüysüz vücudu kanatları yara bere içinde kalır... Şömineye yaklaşır tüysüz derisi kavrulur... Tavuk çar naçar biraz önce tüylerini yolan Stalin’in bacakları arasına girip sığınır. Stalin cebinden bir avuç yem çıkarıp birer birer tavuğun önüne atar. Stalin’in elinden yemlenen tavuk artık o nereye yönelse ardından gider. Manzarayı hayretler içinde izleyen Komünist Parti Politbüro üyelerine dönen Stalin gevrek gevrek güler ve şöyle der; 
-“Gördünüz mü?” 
-“Halk dediğiniz topluluk bu tavuk gibidir. Tüylerini yolup al ve serbest bırak. O zaman onları bir avuç yemle yönetmek mümkün olur.” 
 
 






Adresimiz:
Çaybaşı Mahallesi 1582 Sokak No:14/3 Kat:2 (Merkez Bankası Arkası) DENİZLİ
Telefon:
0 258 265 59 99 (pbx)
E-posta:
hizmet@hizmetgazetesi.com.tr
Faks:
0 258 265 72 52




MEGA TASARIM © 2015