SELÂMSIZ…

Merhaba; bolluk, rahatlık, huzur ve âfiyet temennisi içeren bir selâmlama sözü... Merhaba; bir kimsenin misafiri karşılarken, “Buyur, evimiz senin için geniş ve rahat bir yer olacak, burada dostluk bulacaksın, kendini rahat hisset...” anlamında bir selâmlama tabiri ve “Allah sana bolluk ve rahatlık, huzur ve âfiyet versin...” mânâsında dua... Selâm (Arapça, salam -sağlık, selamet, barış, huzur, güvenlik;Sümerce, silim -barış, esenlik); Allah'ın 99 isminden biri (gelip geçici olmayan, bâki olan) anlamında... Arapça'da ‘selam’ kelimesinden türemiş diğer kelimeler; İslam, Müslüman, teslim, selamet vb. sözcükler de bulunmakta... Selâm; kusursuz olmak, kurtulmak, rahatlamak... Selâm;Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadislerde ‘emān, kurtuluş, esenlik, barış’ ve selâmlamaanlamında da geçmekte... Selâm vermek sünnet, almak farz...

Selâm, insanlar arasında saygı, güven ve barış köprüsü... Selâm; ilişkinin, sohbetin veya bir işin başlangıcı... Bir insanla iletişim kurmanın, yardım istemenin veya bir topluluğa dâhil olmanın yolu, öncelikle selam vermek, saygı ve nezaket göstermek... Selâmsız, kaba, ilgisiz veya saygısız yaklaşımla hiçbir kapı (ilişki, iş, sohbet) açılmaz ve hiçbir amaca ulaşılamaz... Gün aydın mı olsun, gününüz aydınlık mı olsun? Sabah iyi mi, hayırlı mı olsun? maksat, esenlik ve dostluk... Selam verince ve alınca, Allah hepimize bolluk ve rahatlık, huzur ve âfiyet versin... Selam verdiğimiz kişi, dost olduğumuzu bilsin, kendini rahat hissetsin, bizden emin olsun... Selâmsız olmak ise, kaosu tetikleyen hâl... ‘Selâm’ ve ‘selâmsız’ terimleri, dinî ve ictimaî derin anlamlar taşır... Selâm vermek ve almak; barışın, esenliğin, huzurun ve güvenin ilk adımı... Selamlaşma; Müslümanlar arasında yaygın olan ‘Selamün Aleyküm’ (Selam/esenlik üzerinize olsun...), karşıdaki kişiye güven ve barış içinde olma dileğini iletmek demek... Cevabı olan ‘Ve Aleyküm Selâm’ (Selam/Esenlik sizin de üzerinize olsun...) ise, aynı dileğinin iadesi... Kadim medeniyetimizdeselam vermek, bir nezaket ve sosyal bağ kurma eylemi ve insanların birbirine karşı olan hakları ve sadaka (iyilik)... Selâm, Cennetin sembolü... Cennet, Kur'an'da Dârü's-Selâm (Esenlik Yurdu)... Selâm; bir topluluğa güven, barış ve iyilikle yaklaşmanın ve toplumcu olmanın anahtarı... Selâmsız olmak, bencilliğin yansıması... Selâm vermeyen, selam almayan, selâmı olmayan; tevâzudan nasibi olmayan zavallı...Bir kişiye selâm vermemek, ona değer vermediğini, görmezden geldiğini veya kibirle yaklaştığını gösterir... Bu; toplumsal ilişkilerde olumsuz bir tutum ve iletişim kopukluğu... ‘Selâmsız sabahsız’olmak, bir yere aniden ve habersizce gelmeyi veya bir kişiyle aradaki tüm iletişimi ve bağı koparmak demek... Bir kimsenin, sosyal nezaketten ve bağlardan uzak durmasıdır bu... Selâm vermeyen veya almayan, kaba, soğuk veya topluma aykırı olan biridir... Selâmsızlık; güven, barış ve sosyal bağdan yoksun olmaktır... Selâmsız olan; sosyal bağları koparır, iletişimi felç eder... Böyle biri, kayıtsızdır, duyarsızdır, kendine ve topluma kapalıdır... Selâm; sevgi ve saygıyı artırır... Selâmsızlık; soğukluğa ve dışlanmaya neden...

Selamsız kapı açılmaz.” (Atasözü)... Sosyal ilişkilerde ve iletişimde görgü ve nezaketin çok önemli... “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” (Atasözü)... Selam, nazik ve tatlı sözlerin (tatlı dilin) anahtarı... Selâmla başlayan söz, en zor insanı bile ikna etme ve yumuşatma gücüne sahip... Selamsız (sabahsız) gelmek; bir yere veya bir kişinin yanına, nezaket kurallarına uymadan, aniden ve kaba bir şekilde girmek... Bu, olumsuz bir tavır... İyi niyetle, nezaketle ve iyilikle çalınan kapıdan boş dönülmez... Diplomasinin püf noktası bu düsturda gizli... İyilik, nezaket ve selâm, mutlaka karşılığını bulur... Başkalarına nasıl davranırsak, karşılığında aynısını görürüz... Selâm, bir formaliteden ibaret değil, sağlıklı, sürdürülebilir ve başarılı sosyal ilişkilerin ve iletişimin ilk adımı ve toplumsal bağ kurma ritüeli... Kadim medeniyetimizde, selâm (es-selâmü aleyküm) son derece ehemmiyetli... Selâm vermek ve almak, karşıdaki kişiye Allah'tan esenlik ve güvenlik dilemek... Duâdır, selamlaşmak... “Allah'ın selameti, rahmeti ve bereketi üzerine olsun.” demektir... Selâmlaşmak, imanın gereğidir... “İman etmedikçe Cennet'e giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçekten) iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yayınız!” (Hadis-i Şerif)... Ev halkına selâm vermek, o eve bereketin gelmesine vesile... Selâm, bireyler arası ilişkileri düzenleyen sihirli söz... Selâm, karşıdaki kişiye “Benden sana zarar gelmez, seninle barış içindeyim ve sana güven veriyorum.”mesajıdır... Selâm, sosyal aidiyeti pekiştirir... Tanıdığa ve tanımadığına selâm vermek,toplumsal bütünlüğüsağlar...

Selâmı, her daim etkili ve doğru kullanmak lâzım... Nasıl mı? Selâm vermede öncü olmak gerek (sünnet)... Selâma tebessüm eklemek gerek... Selâmı uzatarak değer katmak gerek... Tanıdık tanımadık ayırt etmeden selâm vererek, sosyal mesafeyi ortadan kaldırarak samimi ortam oluşturmak gerek... Bir topluluğa ve eve girerken ve ayrılırken yüksek sesle selâm vermek gerek... Selâmı, formaliteden çıkarıp, onu sosyal ve manevî bağları güçlendiren anlamlı bir eyleme dönüştürmek gerek... Elbette, selâmlaşmanın da bir âdabı var! Bir topluluğa selam verildiğinde, o topluluktan bir kişinin selamı alması yeterli... Verilen selâmın alınmaması, çirkin bir tavır... Selam verilmemesi uygun olan durumlar: Namaz kılan kişiye selam verilmez... Cuma veya bayram hutbesini dinleyenlere selâm verilmez... Tuvalette olana selâm verilmez... Selâm, temiz bir ortamda verilmeli... Yemek yerken ağzı dolu olan kişiye selâm verilmez...

Selâm, sözden önce gelir... Bir insanın yanına girerken, selâm vererek, önce ona güvende olduğunu hissettirmek mühim... Sadece muhatabımıza değil, onunla beraber bulunan veya onu çevreleyen herkese selâm verilmeli... “Aranızda selâmı yayın...” (Hadis-i Şerif) öcüsüne riayet edilmeli... Selâm, pasif bir karşılaşma değil, aktif bir sevgi ve kardeşlik inşa etme eylemi... “Cimrilerin en cimrisi, selâm vermekte cimrilik edendir.” (Hadis-i Şerif)... Maddî olarak malını esirgeyen cimri... Manevî olarak en güzel duayı (selamı) esirgeyen de cimri... Selamı ilk vermemek, nefsin üstünlük taslama (kibir) eğilimini yansıtır... Selam vermek ve almak, iyi ve doğru insan olmanın icabı... Selâm, berekete davet... Selâm hakkından sarf edilen özlü kelâm: “Selam veren kimse kibirden uzaktır.” (Hz. Ali)... “Bir selam, bin muhabbet doğurur.” (Arap atasözü)... “Selam ver, çünkü selamda barış gizlidir; gönüller arası köprü kurar.” (Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî)... “Bir selamla başlar dostluk, bir suskunlukla biter.” (Şems-i Tebrîzî)... “Selâmın özü candandır, diliyle değil gönlüyle verilendir.” (Yunus Emre)... “Selam, insanın gönlünden çıkan ilk dua gibidir.” (Hacı Bektaş-ı Veli)... “Selam, kelimelerin en sade ama en asilidir; içinde zarafet, teslimiyet ve dua vardır.” (Necip Fazıl Kısakürek)... “Bir selam bazen bir medeniyetin özetidir.” (Cemil Meriç)...

Selam vermek ve almak, insanı küçültmez, bilakis büyütür... Unutmayalım, “Selam, sevgiden doğar; sevgisiz yürek selamı da eksik verir.” (Atasözü)... Selamı sabahı kesip, kurban kesenler, sevgiden saygıdan mahrum olanlar... Selam;dilin, gönlün ve elin barış ve esenlik beyanı... Selam, sevgi ve saygılarımla.