Uçkur, pantolonun veya şalvarın bel kısmını sıkılaştırmak ve sabitlemek için kullanılan, kumaştan yapılan ve bel çevresine dolanarak bağlanan bir çeşit kuşak, bağ; eski dönemlerde günlük giysilerde sıkça kullanılan aksesuar... Uçkur, şalvarı bele bağlamak veya torba, kese vb. şeylerin ağzını büzmek için bunlara geçirilen bağ... Uçkur, cinsel duygu veya ilişki...
Uçkur, zamanla ‘kemer’e dönüşmüş... Kemer; pantolon, etek veya başka bir giysinin bel kısmını sabitlemek için kullanılan, genellikle deri, kumaş veya sentetik malzemelerden yapılan, metal veya plastik tokalarla sabitlenen ve giysinin bel kısmına takılarak kullanılan aksesuar...Kemer, yükün güvenli bir şekilde zemine aktarımında önemli bir taşıyıcı eleman... Yuvarlak kemer, yüksekliği açıklığının tam yarısı olan yarım daire şeklindeki kemer... Basık kemer, yüksekliği açıklığının yarısından az olan kemer... Dar ve geniş sivri kemer, yarıçapı kemer açıklığının yarısından büyük olan ve kilit noktasında birleşen iki daire yayından meydana gelen kemer... Kaş(dört merkezli)kemer, ikisinin merkezi kemerin içinde, diğer ikisininki dışında olan dört ayrı daire yayından meydana gelen kemer... Türk kemeri, üzengi çizgisini beşe bölerek, ortadaki bölümün iki noktasından karşılıklı olarak çizilen daire yaylarının kesişmesiyle meydana gelen ve Türk mimarlığında sıkça kullanılan basık sivri kemer... Kemer; işlevselliğinin yanı sıra, çeşitli renk, desen ve stil seçenekleri olan moda aksesuarı... Kemer; mimaride herhangi bir açıklığı geçmek için kullanılan eğrisel biçimli strüktürelsistem (malzeme cinsinin, yapılma maksadının ve nasıl yapıldığının önemi olmaksızın bütünsel manada yapıların yük taşıma sistemi)... Mimaride kemer, iki duvar arası, iki sütun arası veya bir sütun ve bir duvar arası şeklinde olur... Kavisli bir formda olan kemer, kapı ve pencere gibi açıklıkların üstündeki ağırlığı yanlardaki ayaklara verir ve yükü sağlam bir şekilde zemine aktarır...
Çengel,bir şeyleri asmak, tutmak veya bağlamak için kullanılan, metal, plastik veya ahşap gibi çeşitli malzemelerden yapılan, kanca şeklindeki nesne...Çengel, evdeki askılardan balıkçılık kancalarına, tıbbî cihazlardan inşaat ekipmanlarına kadar birçok farklı alanda kullanılmakta... Çengel iğne, iki ucu birbirine kenetlenen ve bir yay mekanizması ile açılıp kapanan, genellikle metalden yapılan bir iğne... Çengel iğne (güvenlik iğnesi); geçici olarak kumaş parçalarını birleştirmek veya küçük nesneleri tutturmak için kullanılmakta... Çengel iğne, güvenli bir şekilde kapatıldığında ucu kapalı kalır ve böylece kullanıcının veya nesnenin zarar görmesini önler. Çengel iğne; hem pratik hem çok yönlü bir araç... Çengel iğne, iki ucu birbirine kenetlenen ve bir yay mekanizması ile açılıp kapanan, genellikle metalden yapılan bir iğne... Çengel iğne (güvenlik iğnesi); geçici olarak kumaş parçalarını birleştirmek veya küçük nesneleri tutturmak için kullanılmakta... Çengel iğne, güvenli bir şekilde kapatıldığında ucu kapalı kalır ve böylece kullanıcının veya nesnenin zarar görmesini önler. Çengel iğne; hem pratik hem çok yönlü bir araç... Çengelli iğne, tutturulduğu yerden kurtulmaması için ucu özel yuvaya geçirilen iğne, kancalı iğne, çengel iğnesi, çatallı iğne… Fibula, giysileri daha sağlam ve güvenli bir şekilde tutturmak için geliştirilmiş pratik işlevli iğne… Fibula(çengelli iğne), iki parça kumaşı birbirine tutturmaya yarayan bir takı ve modern çengelli iğnelerin atası… Çengelli iğne, kanamaları durdururken ve pansuman yaparken kullanılan iğne; aynı zamanda sargı bezlerinin tutturulmasına da yardımcı olan harika bir âlet… Çengelli iğne, pirinç (bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkteki alaşım) ve paslanmaz çelikten imal edilen bir gereç… Çengelli iğne, ilk olarak, Anadolu’da 3 bin yıllık uygarlık olan Frigya’da yaşayan, Hititlerden sonra Anadolu’nun en eski, en gizemli halkı Frigler tarafından bulunmuş…Amerikalı mühendis Walter Hunt (29 Temmuz, 1796 – 8 Haziran, 1859), 15 dolarlık borcunu nasıl ödeyeceğini kara kara düşünürken elindeki teli dalgın bir şekilde bükerken 3 saatlik bir çalışma sonrasında çengelli iğneyi bulmuş… Walter Hunt, 1849 yılında patentini aldığı çengelli iğne buluşu üzerindeki haklarını 400 dolara satmış ve kazandığı para sayesinde borcunu fazlasıyla ödeyebilmiş! Walter Hunt, sonsuz uç, kâğıt yaka üretimi, çivi ve perçin makinesi ve Winchester kama yüklemeli tüfek prototipi dâhil olmak üzere çok sayıda patentin sahibi…
Fermuar, iki kumaş parçasını birleştirmek veya ayırmak için kullanılan bir kapatma mekanizma... Fermuar (Fransızca, fermoir), kilit, kopça... Fermuar; elbise, çanta, çizme ve benzeri eşyanın yaka, cep gibi açılıp kapanması gereken yerlerine dikilerek yerleştirilen, üzerindeki sürgü çekilince karşılıklı dişlerinin birbirine geçmesi ve kenetlenmesi suretiyle dikildiği kumaş veya derinin iki parçasını birleştiren şerit biçiminde araç... Fermuar, iki sıra diş ve bu dişleri birbirine geçiren bir sürgüden oluşur. Fermuar; metal, plastik veya naylon malzemelerden yapılır ve giysiler, çantalar, ayakkabılar ve diğer birçok üründe kullanılır. Fermuarın kullanımı kolay ve hızlı bir kapatma yöntemi olduğu için oldukça yaygın... İlk fermuar tasarımları yüzyıllar boyunca geliştirilmiş, ancak günümüzdeki fermuarın en yakın tasarımını İsveçli mühendis Gideon Sundback geliştirmiş... Fermuar, iki yaka arasında gidip gelebilen ve elle kontrol edilen özel bir sürgü sayesinde açılır ya da kapanır. Sürgünün içinde yer alan Y-şeklindeki kanal, dişleri sıkıştırarak birleştirir ya da ayırır. Fermuar, kıyafetlerin ve çantaların pratik ve hızlı bir şekilde kapatılmasını sağlayan, elbise, valiz, çanta, çadır, uyku tulumu gibi tekstil ürünlerinde sıkça kullanılanönemli bir aparat... Fermuar yerine düğme, çıtçıt, bağcık, cırt-cırt da kullanılmakta... Günümüzde gelişen tekstil teknolojisi sayesinde, su geçirmeyen, yanmayan, donmayan veya kırılmayan özelliklere sahip fermuar da üretebilmekte...
Uçkuru bağlamak, kemeri sıkmak, iki ucu çengelli iğneyle bağlamak ve fermuarı çekmek... Sonuçta, aynı maksada hizmet eden eylemler... Almamız gereken ders; her engele takılan çengel, irâdemiz olmalı… Torbayı büzmek ve uçkuru bağlamak, öngörümüz olmalı... Gereksiz konuşmaları kesmek, ağzımıza fermuarı çekmek, bilgeliğimiz olmalı... Araç-gereç olmadan, aklımıza mukayyet olmak ve fikri, gönül süzgecimizden süzmek, her işimizde ölçüt olmalı... ‘Akıl akıl, gel çengele takıl.’ çıkmazından kurtulmanın, uçkursuz davranmamanın, fermuarsız pantolon giymemenin, ipsiz sapsız olmamanın elbette bir bedeli var... Çengellere takılı kalmamak, kemersiz, fermuarsız olmamak için, engelleri aşmak gerek... Çengeli ipe bağlayıp kuyudan su çekmek başka, çengelli iple dert çekmek başka… Su kuyusunun içerisindeki Ay’ı, çengeli ipe bağlayıp kuyudan çıkarmak, başka… Uçkursuz, kemersiz, fermuarsız gezmek ise bambaşka... Çengelin,uçkurun, kemerin ve fermuarın;iki yakayı-ucu bir araya getirmesi güzel… Çengelin,uçkurun, kemerin ve fermuarın;insanı özgürlüğünden edip birilerine etiketlemesi, tutsak etmesi güzel değil… Çengelin,uçkurun, kemerin ve fermuarın;düşüncelerimizi kısıtlaması, önyargılara kapı aralaması, at gözlüğü ile hâdiselere bakmamıza neden olması, fikir yerine sloganları ölçü sanmamıza sebep olması, teröristlerle aynı söylemde buluşturması ise, güzel değil…
Uçkur, çengel, kemer, fermuar... Mesele uçkurdan çukura; çengelden engele; fermuardan âr’a dikey ya da yatay geçiş yapıp yapmamak meselesi... Mâlum, söz anlayana... Hâl, ehline... Selam, sevgi ve saygılarımla.