Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda meydana gelen ve can kayıplarıyla sonuçlanan saldırıları değerlendiren Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, bu olayların münferit birer asayiş vakası değil, toplumsal bir kırılmanın sonucu olduğunu ifade etti. Başkan Tatık; eğitimden ekonomiye, dijital dünyadan aile yapısına kadar birçok faktörün bu tabloda payı olduğunu vurguladı. Öğretmenlik mesleğinin toplumdaki saygınlığının sarsıldığını belirten Başkan Tatık, "Bir zamanlar toplumun yön veren en saygın figürü olan öğretmenlerimiz, bugün ne yazık ki sorgulanan ve baskılanan bir konuma itilmiştir. Sınıfta disiplini sağlamakta tereddüt eden bir öğretmenden güçlü bir nesil yetiştirmesini beklemek gerçekçi değildir. Atanamayan öğretmenlerin biriktirdiği umutsuzlukla birleşince, sistemin kendi insan kaynağını tükettiği açıkça görülmektedir" dedi.
"Veli müdahalesi otorite boşluğu oluşturuyor"
Okullardaki disiplin sorununa değinen Tatık, ailelerin tutumlarını da eleştirerek, " Okullar ise giderek otorite boşluğunun hissedildiği alanlara dönüşmektedir. Öğretmenin sözünün tartışıldığı, idarenin yeterince sahip çıkmadığı, velinin çoğu zaman yanlış bir şekilde sürece müdahil olduğu bir yapı; disiplini değil, düzensizliği besler. Çocuğunu her şartta haklı gören, öğretmeni karşısına alan veli anlayışı; aslında en büyük zararı yine kendi evladına vermektedir" şeklinde konuştu.
"Şiddet içerikleri gençlerin gerçeklik algısını zayıflatıyor"
Gençlerin zihin dünyasını tehdit eden unsurlara dikkat çeken Başkan Kadir Tatık, sosyal medya ve ekonomik adaletsizliğin etkilerine vurgu yaparak, "Bu tabloya dijital dünyanın kontrolsüz etkisi de eklenmiştir. Sosyal medya, sanal kumar ve şiddeti normalleştiren içerikler; gençlerin zihin dünyasını hızla dönüştürmekte, gerçeklik algısını zayıflatmaktadır. Kolay yoldan güç, para ve "ün" elde etme hayali; sabrı, emeği ve eğitimi ikinci plana itmektedir.
Bununla birlikte yoksulluk ve sosyal adaletsizlik; aile içi huzursuzluğu artırmakta, çocukları daha kırılgan hale dönüştürmüştür. Ekonomik sıkıntı, sadece cebimizi değil; değerlerimizi de aşındırmaktadır. Madde kullanımı ve zararlı alışkanlıkların yayılması, denetimsiz yapılar ve gayri resmi oluşumların gençler üzerindeki etkisi ise bu kırılganlığı daha da derinleştirmektedir. Rehberlik sisteminin zayıf kalması, çocukların yeteneklerine uygun alanlara yönlendirilememesi ve mesleki eğitimin yeterince güçlendirilememesi; gençleri sahipsiz ve yönsüz bırakmaktadır.
Aidiyet hissi bulamayan bir genç, yanlış çevrelerin etkisine çok daha açık hale gelir. Ortaya çıkan bu acı tablo bize şunu net bir şekilde göstermektedir: Bu mesele sadece güvenlik meselesi değildir. Bu; öğretmenin itibarıyla, ailenin sorumluluğuyla, devletin eğitim politikasıyla, toplumun değerleriyle doğrudan ilgili bir bütündür. Eğer öğretmeni koruyamazsak, aileyi bilinçlendiremezsek, gençlerimizi doğru yönlendiremezsek; bu tür acı olayları konuşmaya ne yazık ki devam ederiz" diye konuştu.
Sorunun çözümü için toplumsal bir seferberlik çağrısında bulunan Başkan Tatık, "Artık yapılması gereken bellidir: Öğretmenin itibarı yeniden tesis edilmeli, okul içinde otoritesi güçlendirilmeli; idareciler öğretmenin arkasında durmalıdır. Veliler sürecin destekleyici unsuru haline dönüştürülmeli, dijital dünya daha etkin denetlenmeli, gençler spora, sanata ve üretime yönlendirilmelidir. En önemlisi ise her bir çocuğa "sahip çıkıldığı" hissettirilmelidir. Çünkü unutulmamalıdır ki; öğretmenin yalnız kaldığı, öğrencinin sahipsiz büyüdüğü bir toplumda, geleceğin güvenli olması mümkün değildir" dedi.





