Denizli Çerkes Derneği, Çarlık Rusyası'nın Kafkaslardan Çerkez halkını sürgüne göndermesinin 160’ıncı yılı dolayısıyla anma programı düzenledi. Denizli’de yaşayan Çerkesler Gazi Bulvarı’ndan kortej halinde Delikliçınar Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, AK Parti ve MHP’li yöneticiler, Denizli’de yaşayan Çerkesler ve çok sayıda vatandaş katıldı. 21 Mayıs 1864’te meydana gelen olaylarda 1.5 milyonu aşkın Çerkes’in yaşamlarını yitirdiğini ifade eden ve yaşanan zulmün dünya tarafından görmezden gelindiğini ifade eden Çerkesler, tüm dünya ülkelerinin yaşanan zulmü tanımaları içinde çağrıda bulundu.

Whatsapp Image 2024 05 22 At 14.17.18

“TİPİK SOYKIRIM SUÇLARI İŞLENMİŞTİR”

“Bugün dünya tarihinin en büyük soykırımlarından biri olduğu kabul edilen 21 Mayıs 1864 Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nde kaybettiğimiz insanları anmak ve adalet talebimizi dünyaya duyurmak için bir araya geldik” diyen Denizli Çerkes Derneği Başkanı Sermet Al, “Çerkesler ve diğer Kuzey Kafkasya halkları binlerce yıldır yaşadıkları vatanlarını savunmuş ve diğer halkların vatanlarını işgal etmek peşinde olmamıştır. Orantısız güçlere karşı tamamen kuşatılmış vatanımızı 1763-1864 arasında 101 yıl savunan atalarımız, 21 Mayıs 1864 tarihinde son savaşı da kaybettiler. Savaş sürecinde sivillere yönelik toplu öldürme, ekinlerin ve köylerin yok edilmesi suretiyle yaşam imkanlarının ortadan kaldırılması gibi uluslararası hukuk çerçevesinde tipik soykırım suçları işlenmiştir” diye konuştu.

Whatsapp Image 2024 05 22 At 14.17.18 (2)

“İNSANLIĞA KARŞI SUÇ NİTELİĞİNDEDİR”

Savaştan sonra Çerkeslerin kalan nüfusunun tamamına yakınının Osmanlı coğrafyasına sürüldüğünü ifade eden Başkan Al, “Hem bu etnik temizlik ve hem de soykırım ayrı ayrı insanlığa karşı suç niteliğindedir. Çerkesler dağınık iskan edilmiş olmalarına rağmen 160 yıldır yaşadıkları ülkelere her bakımdan nüfuslarına oranla çok üst düzeyde katkı vermektedir. Osmanlı İmparatorluğunun ve Türkiye Cumhuriyetinin en zor dönemlerinde önemli katkılar vermiştir. Bugüne kadar kamu hizmetlerinin yanı sıra kültür, edebiyat, sanat, bilim, spor gibi farklı alanlarda önemli çalışmalara ve eserlere imza atmışlardır. Bu başarılı işlere imza atılmasında toplumsal özelliklerimiz, kültürümüz ve kimliğimiz temel bir faktör olmuştur. Gelecekte de ulusal ve uluslararası düzeyde katkı verebilmemiz için bu toplumsal özelliklerimizi, kültürümüzü ve kimliğimizi korumamız gerekiyor. Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile yaşadığımız yerlerin yerel yönetimleri başta olmak üzere kamu kurumları stratejik planlarında, bütçe ve personel planlamalarında kültürümüz ve kimliğimizin korunması ve geliştirilmesine yer vermelidir. Sivil toplum-kamu işbirliği çerçevesinde tüm STK’larımız bu çalışmalara katkı vermeye hazırdır” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2024 05 22 At 14.17.16

Satılamayan kurbanlıkları Et ve Süt Kurumu satın alacak Satılamayan kurbanlıkları Et ve Süt Kurumu satın alacak

“DAYANIŞMA İÇİNDE HAREKET ETMEMİZ GEREKİYOR”

“Başta Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere tüm ülkelerden ve ilgili uluslararası kuruluşlardan Çerkes Soykırımının tanınmasını bekliyoruz. Sonuçlarının ortadan kaldırılması konusunda gerekli adımlar atılmalıdır” diyerek sözlerine devam eden Al, “Öncelikle Rusya Federasyonu çifte vatandaşlık hakkını tanımalı; Çerkeslerin anavatanları ve akrabaları ile rahat ilişki kurmaları sağlanmalıdır. Anavatana dönüş hakkı kabul edilmeli; gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.  Bugün baktığımızda Dünya; demokratik değerlerden, barış ve huzur ortamından uzaklaşarak yeni bir kaos ortamına doğru sürüklenmektedir. Çevremizde büyük insani krizler, savaşlar, yeni soykırımlar yaşanmaktadır. Çok dikkatli olmamız ve dayanışma içinde hareket etmemiz gerekiyor. Tüm ülkeleri ve anavatanımızı büyüyen bu yangından korumamız; bir yandan da küresel yangını demokratik, insani, barışçıl değerler ile söndürmeye çalışmamız gerekiyor. Sürdürülebilir bir barış karşılıklı saygıya dayalı, farklılıkları zenginlik olarak gören demokratik çoğulcu bir anlayışın toplumda ve dünyada hakim olması ile mümkün olacaktır. Bu doğrultuda yetkililer başta olmak üzere hepimize önemli görev ve sorumluluklar düşüyor. Savaşta ve sürgünde kaybettiklerimizi, bugüne kadar kültür, kimlik ve adalet mücadelemize emek verenlerden vefat edenleri saygı ve rahmetle anıyoruz. Demokratik taleplerimizin takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.

Whatsapp Image 2024 05 22 At 14.17.18 (3)

Whatsapp Image 2024 05 22 At 14.17.18 (1)

Whatsapp Image 2024 05 22 At 14.17.15

Kaynak: Haber Merkezi