İzmir’de bulunan Bayraklı Şehir Hastanesi’nde iki sağlıkta şiddet olayı meydana geldi. Yaşanan olaylara Denizli’de sivil toplum kuruluşlarından sert tepki geldi. Denizli Tabip Odası, Hekim Birliği Sendikası Denizli Şubesi, Denizli Eczacı Odası, Genel Sağlık İş Sendikası, Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği Denizli Şubesi, Denizli Diş Hekimleri Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Denizli Şubesi, Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası, Denizli Aile Hekimleri Derneği ve Türk Sağlık-Sen Denizli Şubesi ortak basın açıklaması yaptı.

Heki̇mlerden İsyan; “Olaylari Lanetli̇yoruz” (1)

“OLAYLARI LANETLİYORUZ”

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nden aynı gün içinde iki sağlıkta şiddet olayı yaşandı. Olayları lanetliyoruz. Faillerinin en kısa örnek olacak cezaya çarptırılmalarını talep ediyoruz. İzmir’deki meslektaşlarımıza geçmiş olsun diyor, her zaman yanlarında olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Sağlık çalışanına şiddet, kişiler arası işlenmiş adi bir suç değildir. Bütün topluma karşı işlenmiş ciddi bir suçtur ve toplum vicdanı yönünden ciddiyetle üzerinde durulması gerekir. Olaylara sadece anlık tepki gösterilmesi, kınama mesajları yayınlanması, sosyal medyadan isyan edilmesi yeterli bir çaba değildir. Türk Tabipler Birliği’nin, çeşitli dernek ve sendikaların defalarca açıkladığı önerilerin gerçekleşmesi için kamuoyu oluşturmak adına sürekli çaba gösterilmelidir”

TALEPLERİNİ DİLE GETİRDİLER

Beyin-damar hastalıkları epilepsiye neden olabilir Beyin-damar hastalıkları epilepsiye neden olabilir

Sivil toplum kuruluşları taleplerini sıraladı ve şu ifadeleri kullandı; Birçok ülkede olduğu gibi şiddet uygulayanlara karşı sağlık hizmetlerinden tam çekilme hakkı talep ediyoruz. “Seni darp etti sen bakma yanındaki baksın” yöntemini kabul etmiyoruz. Hastanelere bu durumu alışkanlık haline getirmiş kişilere karşı bireysel önlemler geliştirme, sağlık hizmeti vermeme yetkisi tanınmasını istiyoruz. Sağlık hizmeti sırasında şiddet uygulayanlara verilen cezaların paraya çevrilmemesini, hükmün açıklamasının geriye bırakılması uygulamasının yapılmamasını, hastanede yarattıkları maddi ve kişilerde yarattıkları maddi ve manevi hasar nedeniyle ayrıca tazminata hükmedilmesini talep ediyoruz. Hastaneler, ASM’ler gibi bütün çalışma ortamlarında sağlık personelinin şiddetten korunması için gereken standartların ortaya konmasını ve bunların her yerde uygulanmasını; ‘Şiddet riskinin yüksek olduğu ortamlarda mutlaka ışıklandırma, kamera, acil çağrı butonu olmasını’, ‘X-ray cihazlarının hastanelere yerleştirilmelerinin hızlandırılmasını ve kontrollerin ciddiyetle yapılmasını’, ‘Hasta ve hasta yakınlarının hastanede bekleme alanlarının muayene ve hizmet alanlarından ayrılmasını’, ‘Mobil sağlık hizmetleri devam edecekse, tek başına sağlık personellerinin görevlendirmesi değil, hemşiresi, sekreteri, güvenliği ile bütün bir ekip oluşturulmasını talep ediyoruz. Ayrıca sağlık hizmeti ortamında yapılan her şiddet olayının 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında bildiriminin yapılması ve kayıt altına alınmasını istiyoruz. Kamuoyunda farkındalık yaratmak için “Sağlık Hizmetlerinde Şiddete Sıfır Tolerans” kampanyasının açılmasını destekliyoruz. Televizyon dizilerinde sağlıkta şiddeti ima eden konuşmalar ve kişilere RTÜK tarafından ciddi ceza verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın sağlık platformu temsilcileri ile birlikte sağlık sistemini baştan aşağı ele alacak, aksayan yönlerini ortaya koyacak ve bir yol haritası hazırlanmasını sağlayacak çalıştay yapmasını talep ediyoruz.”