İnsanoğlu bir arayış, bir kaos içinde. Ve birbirine üstünlük kurma peşinde. Dünyadaki devletlerin arasındaki savaştan bahsetmiyorum.
İnsanoğlu bir arayış, bir kaos içinde. Ve birbirine üstünlük kurma peşinde. Dünyadaki devletlerin arasındaki savaştan bahsetmiyorum.
Kimse mutlu değil sanki. Daha doğrusu herkes olduğuna şükretmek yerine sosyal medya ile görünür olan başkaları gibi olma çabasında. Onun gibi giyinmek, onun gibi gezmek, onun gibi düşünmek için kendisinden vazgeçişlerle dolduruyor hayatını. Ve işin sonunda ne onun gibi olabiliyor ne de kendisi gibi kalabiliyor. Yitip giden bir insan daha işte…
Yeni dünya iki cinsiyet olan kadın ve erkeği her geçen gün kavga ettirmek için çabalıyor. Her iki cinsin birbirinden üstün taraflarını kaşıyarak bunun üzerinden bir savaş başlatıp buradan nemalanmaya çalışıyor. Kadın hakları diyerek, erkek hakları diyerek sanki bu iki cins birbirinin zıddıymış gibi ortalığı velveleye veriyorlar. Sonra da neden bu boşanmalar bu kadar arttı diye makale üzerine makale yazıyor, araştırma üzerine araştırma yapıyorlar. Hem katil, hem de maktul olmayı aynı anda başararak…
Bu iki cins (hoş bu sayıyı 30’a kadar çıkaranlar da var ama neyse) birbirinin zıddı değil ancak birbirinin tamamlayıcısı olabilir. Bu iki cinsi birbiriyle kavga ettirerek aile kavramını da her geçen gün bitirdiğimizi görmüyor muyuz acaba? Sadece sosyal medyada değil, televizyonlarda kadın programı denilen o ucubelerde de aynı örnekler söz konusu.
Hepimiz kaybediyoruz dostlar. Kadın ve erkek isimli iki cins birbiriyle rekabet etsin, birbirlerine üstünlük kursun diye yaratılmadı. Birbirini tamamlasın, birbiriyle iyi geçinerek oluşturacakları aile ile birlikte yaşadıkları toplumda varolsunlar diye varlar. Peygamberimizin ifadesiyle, ‘Kızım Fatıma sen Ali'ye eş ol ki, o da sana köle olsun.’
Şimdi ise kendini ezdirme diye başlıyor en hafif cümle…
Yanlış yoldayız dostlar. Kadınları kadınlığıyla, erkeği erkekliğiyle bırakıp birbirini tamamlasın diye olmalı çabamız. Yoksa işin sonunda ortada ne aile kalacak ne de içinde huzur içinde yaşayacağımız toplum. Bugünden önlem almazsak yarın ağlamanın da faydası kalmayacak!
(14.10.2022)