Ülkemiz için bayramlar çok özel önem arzeden anlardır. Çünkü bayramlar bir araya gelmektir, özlemdir kavuşmaktır, aramaktır ziyarettir, hatırlanmaktır, bayram namazıdır, tebessümdür, muhabbettir, el öpmektir, harçlık almak, kavurma ve tatlıdır. Bayramlar bol misafir, geniş sofralı yemeler içmelerdir ikramda sınır tanımamaktır. Bayramlar tatildir, dinlenmektir. Yani Bayramlar güzelliktir.

Fakat bayramlar aynı zamanda seyahattir, trafiktir, dikkatli olmaktır, dikkatli olunmayınca ve kurallara uymayınca da maalesef kaza yapmaktır.Buradaki satırlarda yüksek sesle dile getirmek istediğim iki husus var. BİRİNCİSİ,biz ülke olarak uzun tatillere hem hazır değiliz, hem de uzun tatil yapmaması gereken bir ülkeyiz. Çünkü 500 milyar dolar ihracat yapma hedefimiz var, fert başına 30 bin dolar milli gelirimiz olsun, dünyanın ilk 10 ekonomisi içine gireceğiz diyorsak uzun tatil yapamayız. Yılın üçte birini tatille geçiren, kamu ve özelde mesaisinin tamamınımalesef işiyle geçirmeyen, işine geç başlayıp erken bırakan ve zaman zaman bununla da övünen tavırlar sergileyen, verimliliğe henüz önem veremeyen, bu durumlar tespit edildiğinde tam ceza verilecekken duygusal davranıp “ekmeğiyle oynamayalım” diyen bir toplum olarak tatille-çalışmadan geçirdiğimiz zamanları sorgulamak zorundayız..Peki neden sorgulamıyoruz?

Çalışmayı mı sevmiyoruz, çalışmaya ihtiyacımız mı yok, çok çalışıyoruz da uzun uzun dinlenelim mi diyoruz? Neden yıllardır haftaiçi başlayan bazı dini bayramların tatilleri uzasın diye tatil olmayan günleri de tatil günleriyle birleştirip uzatıyoruz? Neden uzun tatillerde yüzlerce kişinin trafik kazalarında yollarda sevdiklerine veda etmesine göz yumuyoruz? Bu “neden” sorgulamasını epey uzatabiliriz. Benim ortaya koymak istediğim husus neresinden bakarsanız bakın biz henüz uzun tatil yapmayı hem hak etmiyoruz hem de uzun tatil yapacak fiziki şartlarımızdan ziyade mental koşullar oluşmuş değil!..

İKİNCİSİ ise gerçekten en az yukarıda arz ettiğimiz kadar önemli bir husus. Biz millet olarak aile kavramına çok önem veren bir toplumuz. Ve özellikle bayramlarda aile kavramımız mana olarak doruklara ulaşıyor. Evlatlar ve torunlar anne babalarına, anneannelerine babaannelerine dedelerine koşuyor. Halalar, teyzeler, amcalar, dayılar ve tüm akrabalar ziyaret ediliyor. Buraya kadar her şey güzel ve olması gerektiği gibi. Fakat enteresan olanı, bayramlar öncesi yapılan reklamların sanki az önce saydığımız ailelerimizin temel taşı olan büyüklerimizin sadece bayramlarda ziyaret edilip hatırlanması gerektiği psikolojisini ticari olarak topluma empoze etmesi.

Bir de hemen hemen her yıl alınan bir karar var..Bayram tatillerini dokuz güne çıkarmak..Maalesef idari tasarruflarla bayram tatillerinin insanlar ailelerini rahatça ziyaret edebilsinler diye değil, sanki turizm sektöründe canlılık arzu edilerek dokuz güne çıkarılması, düzenleme belki tamamen bu amaçla yapılmıyor lakin kamuoyu böyle algılıyor. Ya dokuz gün tatil yapmayacağız, yada bayram tatilini dokuz güne çıkarırken aile ziyareti diyebileceğimiz sılai rahimi teşvik eden uygulamalara imza atacağız.

Peki bizim toplumumuza uygun olanı bize yakışanı nedir? Biz ataerkil, geleneklerine, dinine, ailesine bağlı bir toplum olarak yılın 365 günü anne babamız başta olmak üzere tüm akrabalarımızı hatırlamak, ziyaret etmek ve aramak zorundayız. Bu farkındalığın oluşması için her vatandaşımızın en yakınındakine uyarıcı olması gerekir. Devletin de, vatandaşında böyle bir farkındalık oluşması adına görsel ve yazılı basında yayımlanacak “kamu spotları” hazırlatması gerekir. Eğer bunlar yapılmazsa, bir toplumun en temel taşı ve güç kaynağı olan aile kavramı anlamını yitirmeye başlar. Aile kavramı anlamını yitirmeye başlarsa maalesef, insanlarımız aileleri ziyarete değil “her şey dahil” otelleri ziyarete giderler. Peki ya sonra..Sonra huzurevleri dolmaya başlar, hatta şu an yetmiyorbile..ve bunlara bağlı başka arzu etmediklerimiz..Ne yapalım? Sahile değil, ana babaya dede nineye koşalım. Onları yanlızlığa terk etmeyelim.

TÜRKİYE AİLESİYLE GÜÇLÜ BİR ÜLKEDİR. ANNENİZİ BABANIZI VE TÜM AİLE BÜYÜKLERİNİZİ OLABİLDİĞİNCE SIK ZİYARET EDİNİZ, ARAYINIZ, İLGİLENİNİZ..BABASINI AHİRETE UĞURLAMIŞ BİRİ OLARAK DİYORUM Kİ, SEVDİKLERİNİZ ELİNİZDE YANINIZDAYKEN KIYMET BİLİNİZ, GERİ DÖNMEDİKLERİNİ UNUTMAYINIZ..

Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik eder, sağlıkla muhabbetle daha nice bayramlara kavuşmanızı dilerim.

Prof. Dr. Ersan ÖZ& @profdrersanoz