Eleman’ ve ‘el aman’ arasında gelgit olan durum, çalışma hayatında en büyük handikap (engel)… Eleman (Fransızca, élément); bir iş yerinde, kuruluşta, kurumda, vb. bir yerde çalışan bireylerin her biri... Bir bütünün içinde yer alan basit ögelerin her biri, bir bütünün her bir parçası… El aman (Arapça harf-i târif –belirtme edatı ‘el’ ve ‘emān’, el-emān); ‘bıktım, yeter artık, illallah’ anlamında şikâyet sözü... ‘Aman’; imdat, medet mânâsında… Değerini, yitirdikten sonra anladığımız ‘eleman’, iyi eleman… Kaybettiğimiz her şey için denebilecek pişmanlık ifadesi ise, el aman… Eleman ve el aman arasındaki kırılgan nokta bu…

Sosyal medyada dolaşan bir anekdot (öykümsü niteliği olan kısa anlatı, fıkra, hikayecik): “Yerini dolduramayacağınız insanları asla kaybetmeyin, sonra o boşluğa kimseyi koyamazsınız…” (Vehbi Koç)… Vehbi Koç, yazlık evine bir kaç kişisel eşyaları ile beraber kışlık evdeki buzdolabı da taşınırken; yeni atanan genel müdür, buzdolabının taşınmasını engellemiş ve yazlık eve hemen yeni bir buzdolabı göndermiş… Bunu duyan Vehbi Koç, çok kızmış ve genel müdürüne telefonda “Sen kendi işine baksana, benim tarzıma niçin karışıyorsun?” diye söylenmiş… Genel müdür, “Efendim, kışlık evinizdeki buzdolabını yazlığa taşıdığınız duyulursa, biz bundan sonra yazlıkçılara nasıl buzdolabı satarız?” demiş… Vehbi Koç gülerek telefonu kapatmış ve meşhur sözünü söylemiş: “İyi eleman seç, iyi para ver... Çünkü kötü eleman sana pahalıya mal olur...”…

Özel sektörde, maalesef bazı yöneticiler, sonuçlardan ziyade görünürlüğe ve aktiviteye odaklanırlar… Çok çalışan ancak sessiz kalanlar yerine, sürekli konuşan ve kendini gösterenleri tercih ederler… Meselâ, eğitim yöneticiliğini, kurs/dershane yöneticiliği gibi algılarlar… Bu, işlerin iyi yönetilememesine sebep olur… İyi eleman, iyi çalışandır; iyi eğitim yöneticisi, iyi ve doğru yöneten liderdir… Özellikle eğitim yöneticiliği, çok önemli… İşlerin düzgün gitmesi, tantana ile olmaz; iyi davranışlara sahip olmakla olur… Davranış eğitimi olmadan, hiçbir eğitim hedefine ulaşamaz… İyi olan eleman; ‘Çok çalışıyorum.’ demek yerine, ‘şu projeyi bitirdim.’ der... Uzun vadeli başarı için, gösterişten çok, gerçek katkı mühim… Değer üretenler, eninde sonunda mutlaka fark edilir… ‘İyi eleman’ hakkında yapılan değerli tespitler: “Allah, işini sağlam ve güzel yapanı sever… Kıyamet kopuyor olsa bile elindeki fidanı dik…” (Hadis-i Şerif)… “İş yapıyormuş gibi görünüp aslında hiçbir şey yapmayanlar, hem kendilerini hem başkalarını kandırırlar… İnsan, dünyada faydalı işlerle uğraşmazsa, boş işlerle oyalanır…” (İmam Gazali)… “Boş meşguliyetler, toplumları zayıflatır ve insanları tembelliğe alıştırır… Bir milletin yükselişi, insanlarının gerçekten çalışmasına bağlıdır, sadece çalışıyormuş gibi görünmesine değil…” (İbn Haldun)… “Gerçekten çalışan, işin özüne varır; boşuna uğraşan, kendini yorar… Sadece hareket etmek yetmez, doğru yöne gitmek gerekir…” (Hz Mevlana)… “Zihin, gereksiz şeylerle uğraşırsa, faydalı işlere yer kalmaz… Gerçek bilgelik, faydasız işlerden kaçınmaktır…” (İbn Sina)… “Meşgul olmak ile üretken olmak aynı şey değildir.” (Tim Ferriss)… “Birçok insan meşgul görünüyor ama aslında hiçbir yere gitmeyen bir tekerlek gibi sadece dönüp duruyor.” (Henry Ford)… “Meşguliyet, cahillerin çalışkanlığıdır.” (Voltaire)… “Çalışıyormuş gibi yapmak yerine, gerçekten bir şeyler yap.” (Elon Musk)… “Önemli olan çok çalışmak değil, akıllıca çalışmaktır.” (Peter Drucker)… “Zaman öldürmek, en pahalı cinayettir.” (Balzac)… “Boş insanlar, işleri karmaşık göstererek önemli görünmeye çalışır.” (Friedrich Nietzsche)… “Gerçekten çalışanlar sessizdir, gösteriş yapanlar ise genellikle boş işler peşindedir.” (Thomas Edison)… “Meşguliyet, üretkenliği garanti etmez; asıl mesele, gerçekten değerli bir şey üretmektir.” (Seneca)… “Bütün gün iş yapıyor gibi görünmek yerine, gerçekten bir şey başarmaya çalış.” (Warren Buffett)

İşini iyi yapandır, iyi eleman… İyi eleman; toplumun ilerlemesinde, çalıştığı kurumun/kuruluşun ve vb. yerin güçlenmesinde, huzurlu bir ortamın olmasında emek sarf edendir… İşin iyi yapılması, teknik bir beceri… İşin iyi yapılması, etik davranılması… İşini iyi yapan birey, yaptığı işin kendisini ve başkalarını etkilediğini bilir… Bir usta, ürettiği eserin uzun ömürlü olmasından; bir doktor, teşhisinin doğruluğundan; bir öğretmen, öğrenciye verdiği eğitimden sorumlu… İşini iyi yapmak rastlantıya bırakılacak bir şey olamaz… Emek, sabır ve disiplin gerektirir… İyi yapılan iş, ayrıntılara gösterilen özendir… İşini iyi yapan eleman, ‘nasıl olsa fark edilmez’ anlayışıyla hareket etmez, küçük görünen ayrıntıların işin tamamının kalitesini belirlediğinin farkındadır… İşin iyi yapılması, teknik doğruluktan ibaret değil… Kendi çıkarı uğruna işi yarım bırakmak, işi aksatmak ve yanlış yapmak, herkese zarar verir… İşini iyi yapan, başkalarının takdirini beklemez… İşini iyi yapan kişinin yaptığı işe dönüp baktığında, “Elimden gelenin en iyisini yaptım…” diyebilmesi, hayatın iyi olması demek… İyi yapılan iş, işi yapanın ve başkalarının hayatını kolaylaştırır… İşini iyi yapanların olduğu bir toplumda güven, düzen ve verim olur… İşin iyi yapılması; yapılan işin hakkını vermektir… İşin iyi yapılması, bir meslek algısından öte bir hayat felsefesi olmalı… Felsefeye göre işin iyi yapılması, var olmanın gereği… Bu erdemli olmakla ilintili… Erdemli olmak, bir şeyin kendine özgü işlevini en iyi şekilde yerine getirmekle alâkalı… Keskin olmayan bir bıçak misâlidir, işin iyi yapılmaması… İşin iyi yapılması, görev ve sorumluluk bilinciyle ilgili… İyi eleman, çıkar gözetmeden, yalnızca doğru olduğu için doğruyu yapar; işi hakkıyla yapar… İşin iyi yapılması, bireyin gelişimi ve ruh sağlığı için çok önemli… İyi eleman, yaptığı işe emek verir, zamanın nasıl geçtiğini fark etmez, yaptığı işle bütünleşir... Bu, insanın verimli ve mutlu olmasını sağlar… İşini iyi yapan eleman, özgüvenini ve özsaygısını güçlendirir… Bu değer, her bir şeye değer katar… Kadim medeniyetimizde dürüst çalışan, işine sadık kalan, ‘helal kazanç’ ilkesine riayet edermiş, lokmasını paylaşırmış, önce toplumu sonra kendini düşünürmüş… Tasavvufta işini iyi yapmak, Allah’a kulluğun gereği… Bu, ihsan ile olur… ‘İhsan’, işi ‘Allah’ı görüyormuş gibi yapmak’ demek… İyi olmaya çalışan, yaptığı her işi sadece insanlara değil, Allah’a arz ediyormuş gibi yapar… Bir işi yapan, yaptığı her ne ise, işini güzel yaptığında, bunun fiilî dua olacağını düşünür… Zira yapılan iş, temiz niyetledir, içtenlikledir… İşini iyi yapan insan; kendi varlık amacını gerçekleştirir, içsel huzura ve doyuma ulaşır…

İyi eleman nasıl olmalı? İyi bir eleman, her zaman doğruyu söylemeli ve dürüst davranmalı… İş hayatında, bireysel ve toplumsal ilişkilerinde adâletli olmalı… Üstlendiği görevlerin bilincinde olmalı ve sorumluluklarını yerine getirmeli… Sürekli öğrenmeli, kendini geliştirmeli ve öğrenmeye hep açık olmalı… Alanında uzmanlaşmalı, işini en iyi şekilde yapabilmeli… Başkalarına karşı duyarlı olmalı ve onların duygularını anlamaya çalışmalı, olaylara ve insanlara sevgiyle ve merhametle yaklaşmalı… Takım çalışmasına yatkın olmalı ve başkalarıyla uyum içinde çalışmalı… İyi bir eleman, inandığı gibi yaşamalı… Toplum yararını, kendi çıkarına tercih etmeli… Kendi kendini yönetebilmeli… Olumlu bir bakış açısına sahip olmalı…

Bütün mesele, ‘ne kadar iyi olabiliyoruz?’ ve ‘ne kadar ölçüde gösterişten uzak hareket edebiliyoruz?’... Sıradan olmak için işi yapmak yeterli... İyi olmak için işi planlamak ve sonuç odaklı çalışmak gerekli... Vazgeçilemez olmak için geleceği düşünüp sürdürülebilir kazanımlar elde edilmeli... Günü kurtaranlar, bugünü kazanır; yarını bugünden tüketir... Selam, sevgi ve saygılarımla.