Sevgi yolu; sevgi, bağlılık ve insanlık yolu... Sevgi yolunda; duygusal derinlik, ilişkilere değer verme, empati, merhamet, anlayış ve hoşgörü var... Sevgi yolu, ‘samanyolu’nun giriş kapısı... Samanyolu; daha yüzeysel, geçici ve maddî değerlere dayalı bir tarzı... Sevgi yolu ve samanyolu, iki farklı tarz... Sevgi yolu, daha kalıcı ve tatmin edici; samanyolu, daha çabuk tatmin edici ve uzun vadede boşluk hissi oluşturan hâl... Sevgi yolu çıkmazı ise, hayatın gerçeği... İnsan bazen kalbini açar, tüm cesaretiyle bir yola girer...Yolun sonunda mutluluk bekler, lâkin karşısına bir çıkmaz çıkar... Bu;sevginin her zaman karşılık bulmadığını, sevginin bazen tek taraflı bir yolculuk olduğunu hatırlatır...Bu da; insanın, kendini tanımasına, duygularını en derin bir şekilde neden olur...Sevgi, ulaşılamasa bile insanı dönüştüren en güçlü yolculuk...

Sevgi yolu; sevginin ve ilişkilerin yolculuğu... Sevgi, üzerinde yürünen bir yol... Sevgi yolu yol bazen düz, bazen engebeli, bazen de bilinmezliklerle dolu... Yolda ilerlerken kendimizi ve sevdiklerimizi keşfederiz... Her adım, yeni bir öğrenme fırsatı olur bizim için... Yol üzerinde çakıllar, dikenler, tepeler veya nehirler olabilir... Bu; ilişkilerde karşılaşılan anlaşmazlıklar, fedakârlıklar, güven sınavları, dış etkenler vb. her bir şey... Önemli olan, engelleri aşabilmek ve sevgiyi yitirmemek... Sevgi yolu, tek başına yürünmez... Gerçek bir yoldaşa (eşe, dosta, aileye) ihtiyaç var... Yoldaş, yolculuğu anlamlı kılar... Birlikte gülmek, paylaşmak ve zorluklara dayanmak, yolu daha değerli hâle getirir... Sevgi yolunun varış noktası; mutluluk, huzur vb. her bir durum... Asıl olan, yolda olmak, sevgiyi içselleştirebilmek... Yol bitmez, dönüşür;sevgi de her an yeniden inşa edilir... Sevgi yolunda, çiçekler (mutluluk anları), fırtınalar (krizler), güneş (umut), gölgeler (geçmişin izleri) yaşanır... Bu, doğal döngünün bir parçası... Sevgi de mevsimler gibi değişir, büyür, durgunlaşır; kimileri için solar, kimileri için olgunlaşır...Herkesin sevgi yolu kendine özgü... Bazısı geniş ve düz bir yolda yürür, bazısı dar bir yolda... Yolgüzergâhı, kişinin değerleri, deneyimleri ve kalbiyle belirlenir... Sevgi yolunda kaybolmak, dinlenmek, geri dönmek, yürümeye devam etmek ve yolda öğrendiklerini kalbinde taşımaktır mühim olan...

Sevginin yolu, aklın yolu ile örtüşmeli... Sevgi yürümek ister, akıl yön bulmak... Sevgi tek başına ne kadar doğru? Sevgi saf bir güç; akıl olmadan, kontrolden çıkan güç zehirlenmesi... Sevgi sayesinde fedakâr olunur, her bir zorluğa dayanılır... Lâkin sevgi akıldan kopuk olursa; körleşir,kendini tüketir,sevdiğini incitir... Tasavvufta sevgi, Hakk’a vuslatın yakıtıdır, yakar ve kül eder... Akıl, sevgi olmadan merhametsizdir, acımasızca yargılar, tartar, sınır çizer... Hesapçı olur,soğuk davranır, hayatı güvenli kılar ancak ruhsuz hâle getirir... Sevgiden beslenmeyen akıl, hikmetsiz akıldır; doğruyu bilir, iyilik için çaba sar etmez... Sevgiyle aklın kavuştuğu yer hikmet... Hikmet, aklın sevgiyi koruması;sevginin de aklı yumuşatması... Sevgidir niyeti belirleyen... Akıldır yöntemi belirleyen... Sevgi, kalpten sorar;akıl, yoldan cevap verir... Kadim medeniyetimizde sevgi ve akıl dengesi kurulmuş... Bunu dillendiren söz: “İlim ilim bilmektir... İlim kendin bilmektir... - Sevelim, sevilelim; dünya kimseye kalmaz.” (Yunus Emre)...

Sevgi yolu, edebiyatta ve felsefede hem bir varış noktası hem de bir terbiye süreci olarak görülmüş... “Sevgiyle acılar tatlılaşır; sevgiyle bakırlar altın olur; sevgiyle tortular durulur; sevgiyle dertler şifa bulur.” (Mevlana Celaleddin-i Rumi)... Mevlana Celaleddin-i Rumi, aklı reddetmemiş; aklı, sevginin hizmetkârı yapmış... İmam Gazâlî, aklı rehber, sevgiyi hedef kabul etmiş... “Aşk yolu her zaman sarp ve dikenlidir; ama bu yolun sonu sonsuz bir bahardır.” (Şems-i Tebrizi)...“Hayatın tek bir çiçeği vardır, o da sevgidir. O yola girmeden baharı göremezsin.” (Khalil Gibran)...Kadim medeniyetimizde, sevgiyle aklın yolları hayatın her alanında aynı noktada birleşmiş, denge, hikmetle sağlanmış... İnsan ilişkileri, sevgi ve akıl odaklı olmuş... Sevgi olmadan ilişkilerin çıkar ortaklığına dönüşeceği vurgulanmış... Akıl olmadan da, ilişkilerin bağımlılığa dönüşeceği dillendirilmiş... Bu yüzden kadim medeniyetimizde terbiyede, önce muhabbet, sonra disiplin gelmiş...

Sevgi yolunun akıl yoluna, akıl yolunun da sevgi yoluna çıkmasıyla sağlıklı ilişkiler kurulabilir... ‘Seviyorum’ demek, ‘kendimi ve seni incitmeyecek sınırlarım var’ demek... Sevgi, affetmeyi öğretir; akıl, ne zaman ve nasıl affedileceğini... Sevgi ne zaman, nerede ve nasıl yeşerir? Elbette, ana kucağında - baba ocağında (ailede) ve eğitimde... Ailede, sevgi büyür,akılda olgunlaşır... Sınırsız ve disiplinsiz sevgi, tehlikeli... Böylesi sevgi, şımartır... Sevgisiz akıl (kural)korkutur... Eğitimde en etkili yol, sevgi ve akıl dengesi ve birlikteliği... Sevgiyle bağ kurmak ve akılla yön vermek lâzım... Toplum ve siyasette toplumu ayakta tutan şey, sevgi... Toplumda insanı insan yapan ve insan kalmasını sağlayan şey, sevgi... Sevgi, tek başına yetersiz... Sevgi, adâlet ister... Akıl, adâleti sistemleştirir... Sevgi yoksa siyaset, zulme; akıl yoksa siyaset, popülizme evrilir... Doğru bir yönetici, lider; halkını severve yararı için çalışır; kararlarını akılla alır...

Sevgi ve akıl, her bir disiplinde birbirinin tamamlayıcısı... Tasavvuftasevgi, yol; akıl, harita... Tasavvufta sevgi yolu, kişinin nefsinden arınıp hakikate ulaştığı en kısa yol... Akıl, şeriatın (kuralların) sınırlarını çizer... Sevgi, sınırlar içinde derinleşir... “Akıl yolda bırakır, aşk götürür;ama yolsuz aşk da uçuruma götürür.” (Mevlânâ Celaleddin-i Rumi)... Hakikat yolunda, akıl sapmamak için; sevgi hareket etmek için gerekir... İç dünyamızdaiki ses var... Kalp ve akıl sesi... Kalp, ‘seviyorum’ der; akıl, ‘uygun mu, doğru mu?’ der... Kâmil insan bu iki sese de kulak verir, birini susturmaz, diğerini yok saymaz; zira bilir ki, kalp hedefi gösterir,akıl da yoldaki engelleri kaldırır... Sevgiyle akıl birbirini desteklediklerinde, kör cesaret değil, bilinçli cesaret devreye girer... Acımasız hesap değil, vicdanlı karar alınır... Geçici coşku değil, kalıcı anlam ortaya çıkar... Böylece, sevgi yürür, akıl yol açar... Yürüyüş hikmetle olur...

Batı literatüründe de sevgi yolu, cesaretle ve fedakârlıkla eşdeğer görülen yol... “Sevgi, ölümlü bir varlığın ölümsüzlüğe ulaşma çabasıdır.” (Platon)... “Sevgi, iki bedende yaşayan tek bir ruhtur.” (Aristoteles)... “Sevgi, ruhun ayaklarıdır; o ayaklarla Tanrı'ya gideriz.” (Aziz Augustinus)... “Sevgi bir yolculuktur; bu yolda yürümek, menzile varmaktan daha değerlidir. - Hayatın en büyük mutluluğu, sevildiğimize dair duyduğumuz inançtır.” (Victor Hugo)... “Sevgi her zaman bir yol bulur; nefret ise sadece mazeret bulur.” (Friedrich Schiller)... “Zihnin Tanrı’ya olan entelektüel sevgisi, Tanrı’nın kendisini sevdiği sevginin bir parçasıdır.”(Baruch Spinoza)... “Sevgi bir sanat ise, bilgi ve çaba gerektirir. Sevmek, bir duyguya kapılmak değil, bir karardır, bir söz vermektir.” (Erich Fromm)... “Sevgiyle yapılan her şey, her zaman iyinin ve kötünün ötesinde gerçekleşir.” (Friedrich Nietzsche)... “Sevgi, sevilenin özündeki olanakları keşfetmek ve onun bu olanakları gerçekleştirmesine yardım etmektir.” (Martin Heidegger)...

İşin özü, sevgi yolu, gönül yolu... Sevgi yolu sadece bir kişiye duyulan his değil, hayata bakış açısı... Sevgi yolunda yürürken en büyük azığımız; sabır, merhamet ve şefkat... Sevgi yolunda ilerlemek istiyorsak, yanımıza gururumuzu değil, yüreğimizi almalıyız... Gönül yolunda yorulmak, yoldan çıkmaktan daha iyi ahvâl... Sevgi yolu kalpten geçer, akıl ise sadece rehberlik eder... En uzun yol, iki kalp arasındaki mesafe, ancak sevgi, bu yolu kısaltır... Selam, sevgi ve saygılarımla.