Temiz; soyut anlamlarda kullanılan, ahlâktan hijyene, düzenden masumiyete kadar geniş anlama sahip bir terim... Temiz; öz, özgün, yalnızca yüzeysel olmayan, kişinin içsel varlığının, kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ima eden kavram... Temiz; kir, leke, toz veya pislikten arınmış olan... Mikrop, bakteri veya hastalık yapıcı unsurlardan uzak olan... Herhangi bir yabancı madde içermeyen... Temiz; düzenli, karışık olmayan, tertipli... Göz yormayan, sade ve hatasız... Temiz (ahlâkî terim); dürüst, namuslu, yolsuzluktan uzak olan... Temiz (dinî terim); kötü niyet, hile veya aldatma içermeyen... Günah, suç veya lekeden uzak olan... Abdestli veya gusüllü olan, hadesten (manevî kirlilikten) arınmış olan... Necasetten (fiziksel pislikten) ve manevî kirlilikten arınmış olan... Helal ve meşru olan... Temiz (dilbilgisi terimi); kusursuz, hatasız, düzgün olan... Temiz bir dil (argo, imlâ veya dil bilgisi hatası içermeyen)... Temiz (bilgisayar terimi); virüs, casus yazılım veya gereksiz dosyalardan arındırılmış sistem (temiz bir format)... Temiz (kimya terimi); saf, katkısız madde (temiz bir asit)... Temiz (spor terimi); kural dışı harekete başvurmayan, centilmence oyun (temiz bir müsabaka)...Temiz siyaset, siyasî faaliyetlerin kişisel çıkar veya özel çıkarlar tarafından yönlendirilmemesi, kamu kaynaklarının âdil ve şeffaf şekilde kullanılması… ‘Temiz’ sözcüğünün zıt anlamlısı, kirli...
Bilim ve teknolojide ‘temiz’; bilimsel disiplinlerde temizlik, dış etkenlerden izole olmak anlamında kullanılan ifade... Laboratuvar onda ‘temiz oda’ (clean room), havadaki partikül (parçacık) miktarının kontrol altında tutulduğu, deneyin veya üretimin (yarı iletkenler gibi) dış etkilerle bozulmadığı steril alan... Yazılım (clean code), yazılım mühendisliğinde ‘temiz kod’; sadece çalışan değil, aynı zamanda okunabilir, sürdürülebilir ve karmaşadan arındırılmış kod... Ekoloji ‘temiz enerji’, karbon ayak izi düşük olan ve çevreyi kirletmeyen enerji kaynakları (güneş, rüzgâr)...Tıpta, biyolojide ‘temiz’, sterilizasyon ve hijyen, hastalıkları ve kontaminasyonu (bulaşmasını, mikroorganizmaların, kimyasalların veya yabancı maddelerin istenmeyen bir şekilde bir ortama, gıdaya ya da yüzeye karışarak orayı kirletmesi veya saflığını bozmasını) önlemek... Sanatta, estetikte; yalınlık ve sadelik, gereksiz süsten arınarak öze odaklanmak... Dilbilimde kelimelerin kökeniyle ve kullanımıyla ilgili; ‘temiz’, ayrıştırma ile ilintili... Meselâ, bir buğdayın taşından ayıklanması... Bu türden temizlik, bir nesneyi özüne döndürme, yabancı maddelerden (şaibeden, kirden, fazlalıktan) arındırma işlemi...Etik ve felsefî açıdan temiz, safiyet (purity) ile eşdeğer anlamda...
Dinde, maneviyatta temizlik; taharet ve takva (ruhsal bir olgunluğa ve kabul edilebilirliğe ulaşmak)... Ahlâkî temizlik; bireyin niyet ve eylemlerinin çıkar, hile veya kötü olan düşüncelerden arınmış olması... Temiz vicdan, toplumsal normlarla ve kişisel değerlerle uyum içindeki zihniyet... Mantıksal temizlik; bir düşünce zincirinin safsatalardan arınmış, net ve tutarlı olması durumu... Hukukta ve bürokraside temiz; somut bir sicil ve şeffaflık vurgusu... Adlîsicilin (sabıka kaydının) temiz olması... Kişinin hukuk önünde lekesiz olması, geçmişinde yasaları ihlal eden bir eylem içinde bulunmaması... Bu,‘temiz eller ilkesi’... Temiz Eller (CleanHands) Doktrini; hakkaniyet hukukunda kullanılan, bir hak talebinde bulunan kişinin kendisinin de o konuda kusursuz veya kötü niyetsiz olması gerektiğini savunan ilke... ‘Dünyadaki temiz eller operasyonları’: Siyasî yolsuzlukları temizlemeyi amaçlayan adlî operasyonlar(ilk önce 1992-1993 yıllarında İtalya'da başlayıp, tüm ülkeye ve dünyaya yayılmış olan)... Hastane enfeksiyonlarını önlemek için yürütülen küresel sağlık kampanyaları (2005 yılından itibaren Dünya Sağlık Örgütü -WHOöncülüğünde küresel çapta devam eden)... İtalya'daki ‘Mani Pulite’ (Temiz Eller); her şey, Milano'da görevli Savcı Antonio Di Pietro'nun eline gelen sıradan bir nafaka davasıyla başlamış... Davaya konu olan kişinin rüşvet çevirdiğini fark eden savcı, onu suçüstü yakalamış... Bu küçük operasyon, ülkenin dört bir yanına uzanan dev bir yolsuzluk ağının ortaya çıkarmış..
Soruşturma o kadar genişleyince, dönemin 5 eski başbakanıve parlamento üyelerinin yarısından fazlasıhakkında dava açılmış... Birçok siyasî parti tarihe karışmış ve ülkede ‘Birinci Cumhuriyet’ olarak bilinen dönem sona ermiş... Bu operasyon o kadar etkili olmuş ki, günümüzde herhangi bir ülkede büyük çaplı bir yolsuzluk soruşturması başlatıldığında basın tarafından ‘Temiz Eller Operasyonu’ olarak adlandırılmakta... Bazı belediye başkanları hakkında yürütülen soruşturmalar gibi... Dünya genelinde ‘Temiz Eller’ denildiğinde akla gelen diğer şey, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) öncülüğünde yürütülen hastane enfeksiyonlarını önleme kampanyaları... Maalesef hastanelerde yatan her 100 hastadan yaklaşık 7'si, basit bir el yıkamanın önleyebileceği enfeksiyonları kapabilmekteler... ‘Temiz Eller’ kampanyaları, sağlık çalışanlarının ellerini doğru zamanda ve doğru şekilde temizlemelerini sağlayarak milyonlarca hayatı kurtarmayı amaçlamakta... Bu küresel hareketi başlatan kişi, İsviçreli doktor Prof. Didier Pittet olmuş... Onun çalışmaları sayesinde alkollü el dezenfektanlarının kullanımı yaygınlaşmış ve hastane enfeksiyonları önemli ölçüde azalmış... Her yıl 5 Mayıs ‘Dünya El Hijyeni Günü’ olarak kutlanmakta ve hastanelerde bu konuda bilinçlendirme çalışmaları yapılmakta... Aslında, kadim medeniyet değerlerimizin bize öğrettiği ‘günde beş defa’ el-ayak-kulak-yüz-kol yıkama başı mesh etmek’ eylemi, bunun en iyi versiyonu...
Temizbir duruş sahibi olmak, mütevazı olabilmek demek... Düşüncelerin ve benliğin kirden (kibirden) arınmış olması... Temiz karakterli olmak, mütevazı olmakla mümkün... Mütevazı (alçakgönüllü); gösterişten kaçınan, sade, kendini övmeyen, tevazu sahibi kişi... Mütevazi (paralel); birbirine paralel olan, matematikteki paralel doğrular, iki çizginin birbirine paralel olması... Mütevazi ile mütevazı kavramlarını birbiri yerine kullandığımızda ise, temiz olmayan bir algı söz konusu olur... Bu, algı körlüğü sendromu... Algıda ‘temiz’olabilmek, basiretli olmaya bağlı... Kim basiret sahibidir? Basiret sahibi, manevî ve entelektüel bir kavrayışı, olayların ardındaki gerçeği görme yeteneği olan kişidir... Basiret, sadece gözle görmek değil, kalp gözüyle, üçüncü gözle, ferasetle görmek, doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, hayrı şerden ayırt edebilmek... Tasavvufta basiret, kişiye Allah tarafından verilen manevî bir nurdur, ‘ukba’dır (ahiret, öbür dünya, baki olan âlem ve sonuç/nihayet), bir iç görü yetisidir...Basiret sahibi olan kişi; kalp gözü açık olandır... Basiret sahibi, olayların görünen yüzünün ardındaki hikmeti, ilahî mesajı ve sonuçları sezer... “Kör olan göz değil, göğüslerdeki kalplerdir.” (Ha, 46)...
Basiret sahibi, doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğine sahiptir... Bu, furkan sahibi olmakla (hak ile batılı birbirinden ayıran kriterlere sahip olmakla) alâkalı... Basiret sahibi, dünyanın geçiciliğini ve ahireti görebilendir... Basiret sahibi, dünya hayatının aldatıcılığını fark edip asıl yurdun ahiret olduğunu idrak eder... Basiret sahibi; mal, mülk, makam gibi geçici şeylerin ardından koşmaz, asıl kazancın ahiret olduğunu bilir...Takva sahibi, temiz olan kimsedir... Üstünlük takva ile mümkün... Basiret, takva sahiplerine verilen bir lütuf... “Ey iman edenler! Eğer Allah'tan korkarsanız (takvalı olursanız), O size bir furkan (hak batıl ayırma yetkisi/basiret) verir...” (Enfal, 29)... Basiret sahibi, evrendeki her olaydan, her varlıktan ders çıkarır... Göklerin ve yerin yaratılışını düşünüp “Rabbimiz bunu boşuna yaratmadın.” (Ali İmran, 191) diyebilen temiz kimsedir... Temiz olan insan; hile ve aldatmacaları hemen fark eder... İnsanların gerçek niyetini sezer... Bir olayın kısa vadeli değil, uzun vadeli ve manevî sonuçlarını görür... Nefsinin ve şeytanın tuzaklarına düşmez... Dünya malına, şöhrete, mevkie aşırı bağlanmaz... Her işinde Allah rızasını gözetir...
Temiz su başka; bulanık, kirli su başka... Balık, temiz suda ve bulanık suda avlanır... Bulanık suda balık avlamak’ (karışık durumlardan yararlanarak çıkar sağlamak) deyimi bile içinde hile-hurda-çıkar barındırır... Elbette, bulanık suda balık olur ve tutulabilir... Balıklar, özellikle levrek gibi türler, avlanırken sadece gözlerini kullanmaz; bu nedenle bulanık veya dalgalı sularda bile aktif kalabilirler. Bulanık suda balık avlamak için, balıkların yemi fark etmesini kolaylaştıran canlı renkli veya parlak sahte (mavi, yeşil veya beyaz gibi dikkat çekici, kontrast oluşturan) yemler kullanılır... Balıkların yemi daha kolay hissetmesi için titreşim çıkaran (vibrasyon) yemler tercih edilir...Balığın yaşadığı suyun temizliği, sıcaklığı ve besin kaynakları, etin kokusunu ve tadını doğrudan etkiler... Temiz ve berrak suda (akan su veya derin deniz) avlanan balıklar, çamurlu veya kirlenmiş sularda yaşayanlara göre daha lezzetli ve kaliteli... Makbul olan, her şeyin hası ve temizi... Selam, sevgi ve saygılarımla.