Kibir(Arapça, kibr -büyük olmak, büyümek; kebîr -büyük, ekber -daha büyük, en büyük); büyüklük, insanın kendini başkalarından büyük görmesi, kendini büyük görme, üstünlük taslama, kişinin kendilik algısının bozulması,başkalarını küçümseme eğilimi,hakikati kendi egosu üzerinden değerlendirme durumu... Kibir; en büyük manevî hastalıklardan biri, hakkı inkâr etmek ve insanları küçümsemek... Gurur, kibirden farklı; olumlu da olabilir; onur, kendine saygı... Kibir, olumsuz; başkalarını küçümseme... Tekebbür; kibir gösterme, kibirli davranma hâli... Kibir, yüksek bir dağ misâli insanın kendi başarılarının ve üstünlüklerinin dağın zirvesine çıkması... Zirveye çıkan kişi, aşağıdakileri küçümser; ufku daralır, yalnızlaşır...

Kibir,cam kule gibidir... Şişirilmiş balon gibidir... Balonun içi boştur, dışarıdan büyük görünür... Kibirli insan da böyle... Kibirli olan, içsel boşluklarını dışsal gösterişle kapatmaya çalışır... Şişirilmiş balon, en ufak bir darbede patlar... Kibir de aynı şekilde, kırılgandır... Kibirli olanın algıları bozulur... Kibir, kişinin kendi yeteneklerini olduğundan fazla görmesine neden olur; kibirli olmak, insanı gerçeklikten koparır... Bu, algı körlüğü sendromuna neden durum... Kibirli birey, başkalarını küçümser, sosyal bağları zayıflar... Kibir, insanı eleştiriye kapalı hâle getirir... Hatalarımızı kabul etmeden, öğrenilmez... Kibirli olan kimse camdan kulelerde yaşar... Kibirli olan, kendini halktan üstün görür ve şeffaf olmayan bir tutum sergiler... Mâlum cam kuleler kırılgandır; en ufak sarsıntıda parçalanır... Kibir, toplumsal düzeni bozar...

Kibirliolmak; kişinin kendi yeteneklerini, başarılarını veya statüsünü olduğundan fazla göstermesi, başkalarını küçümsemesi...Kibir, uzun vadede insan ilişkilerini zedeler, iş birliğini azaltır ve insanı kapalı kutu hâline dönüştürür... Kibir, insanın özgüvenli olması değil... Kibir karıştırılarak yapılan her bir şey, insana geçici avantaj, fayda ve üstünlük sağlar... Asıl olan, insanın mütevazı olması... Mütevazılık (alçakgönüllülük); kişinin güçlü yanlarının farkında olmasına rağmen başkalarını da değerli görmesi, dinlemesi ve öğrenmeye açık olması demek...Mütevazıolan, daha başarılı olur;başkalarıyla daha sağlıklı ilişkiler kurar ve hatalarından ders çıkarır... Mütevazı olmak, bazılarınca zayıflık olarak algılanabilir... İnsanı, başarısız kılan tek şey, kibirli olmasıdır... Kibir, insanı hep başkalarından daha üstün, başarılı, yetenekli görmesi ve hakikati kabul etmekte direnç göstermesi... Bu,bireysel psikolojide ve sosyal ilişkilerde derin çatlaklara yol açar... Kibirli olmanın nedenleri: Güç ve statü yanılgısı, aşağılık kompleksi, övünme, bilgi zehirlenmesi ve onay ihtiyacı... Davranış eğitiminden geçmeyen bir birey, sahip olduğu makamı, i veya toplumsal statüyü hep kendi öz değerinin tek kaynağı sanır... Bu, ya kibir olur ya da ters kibir (aşağılık kompleksi)... Bazen kibir, aslında kişinin içindeki derin bir yetersizlik hissini örtmek için kullandığı bir savunma mekanizmasıdır... Kendini değersiz hisseden birey, dış dünyaya üstünlükmaskesini takarak bakar... Güzelliği, zekâsı ve soyu, kibirli olanın gözlerini kör eder, yaptığı ve başardığı her şeyi kendi marifetinin eseri sanır, övünür durur, boş şeylerle takılır avunur... Aslında kendi çabasıyla elde etmediği (genetik veya ailevî) özelliklerini bir üstünlük vesilesi olarak görür... Bilgi ve güç zehirlenmesine maruz kalır; ‘en doğrusunu ben bilirim’ yanılgısına düşer, başkalarının fikirlerine kapıları kapatır...

Başkalarından sürekli takdir bekler... Kibirli olmaktan kurtulmak mümkün elbette... Nasıl mı? Kibirle mücadele, her şeyden önce bir farkındalık ve içsel disiplinmeselesi... Kibrin en güçlü panzehiri, insanın kendi sınırlarını (haddini), yerini ve gerçek değerini idrak etmesi... İnsan, ne kadar güçlü veya zeki olursa olsun, bir hastalıkla veya beklenmedik bir olayla her şeyini kaybedebilir... Bu kırılganlığı kabul ederek ve tevazu sahibi olarak her hatalı ve yanlış davranışta bulunmaktan kurtulabiliriz... Karakter gelişiminde ihtiyacımız olan şeyler; mütevazı (alçakgönüllü) olmak, her şeyi bilen biri gibi davranmak yerine öğrenmeye devam eden biri olmak, eleştirilere açık olmak, empati kurmak ve merhametli davranmak... Kibir, başkalarını nesneolarak görmek demek... Bu durumdan kurtulmak için, karşılık beklemeden başkalarına yardım etmeliyiz... Farklı insanlarla vakit geçirerek onların hikâyelerini dinlemeliyiz... Empati kurarak, her insanın kendine has bir değeri ve zorluğu olduğunu anlamaya çalışmalıyız, merhametli davranmalıyız... Ancak kibirli insan eleştiriyi bir saldırı olarak görür... Kibirden arınmada ise, eleştiri; bir ayna görevi görür... Hatalarınızı söyleyen insanlara karşı savunma yapmak yerine, ‘haklı olabilir mi?’ diye kendimize sormalıyız ve kendimizi sorgulamalıyız... Unutmayalım, içi boş başak dik durur, lâkin içi doldukça boynunu eğer... Gerçek olgunluk ve bilgi, kişiyi dikleşmeye değil, ağırbaşlı ve mütevazı yapar...

Kadim medeniyetimizde kibir, kişinin kendisini başkalarından üstün görmesi ve bu nedenle alçakgönüllülükten uzaklaşması olarak algılanmış... Kibir, ahlâkî bir zaaf olarak kabul edilmiş... Kibir, gurur ve kendini beğenmişlik ile ilişkilendirilmiş... Kibir, Allah'a karşı isyan olarak tanımlanmış... İblis'in kibirlenmesinin, onun lanetlenmesine sebep olan eylem olduğu vurgulanmış...Kibir hakkında Hak buyruğu:“(İblis'in secde etmeyip kibirlenmesi üzerine) Öyleyse in oradan! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir.” A'râf, 13)... “Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenip övünen kimseleri sevmez.” (Lokman, 18)... “Yeryüzünde kibirlenerek yürüme. Çünkü sen ne yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin.” (İsrâ, 37)... “Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” (Nisâ, 36)... “Allah, kibirli ve zorba olan her kalbi mühürler.” (Mü’min, 35)... Peygamberimiz Hz. Muhammed “Kibir, insanın hakkı inkâr etmesi ve insanları küçümsemesidir.”demiş... İbn Arabi; insanın kendi varlığını ve egosunu aşması gerektiğini; gerçek bilginin ve hikmetin alçakgönüllülükle elde edilebileceğini; kibrin, insanın ruhsal gelişimini engellediğini ve onu cehalete sürüklediğini, söylemiş... Fahreddin Razi; kibrin, insanın Allah’a karşı olan teslimiyetini zayıflattığını, insanın, yaratılışının gereği olarak alçakgönüllü olması gerektiğini dillendirmiş...

Kibir hakkında söylenen önemli tespitler:“Kibir, insanı en alçak yere düşürür.” (Mevlana Celaleddin-i Rumi)...“Kibir, zayıflığın bir maskesidir.” (Friedrich Nietzsche)... “Kendini bilmek, kibirden uzak durmanın ilk adımıdır.” (Sokrat)... “Kibir, insanın kendini olduğundan büyük görmesidir.” (Blaise Pascal)... “Kibir, cehaletin en büyük göstergesidir.” (Albert Einstein)... “Kibir, en büyük düşmanımızdır; insanın kendini yüceltmesi, başkalarını küçültmesiyle başlar.” (William Shakespeare)... “Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla ne yüzülür ne de uçulur... Dışı süs, içi pis; dışı nur, içi kir. En büyük günahın adı: Kibir! Benim geçmişim bir çöplüktür ve çöplükleri sadece köpekler karıştırır... Kendini dünyalar kadar değerli zannedenlere kısa bir not: Dünya beş para etmiyor.” (Necip Fazıl Kısakürek)... “Alçak gönüllü olmak, hiçbir zaman 'alçak' olmak değildir... Kibir, insanın kendi cehaletini örtmek için kullandığı bir maskedir... En büyük kibir, bir insanın başka bir insanı hor görmesidir. Oysa hepimiz aynı toprağın ve aynı hasretin çocuklarıyız... Gözlerim gözlerinde kalsın istiyorsan, bakışlarını yere indir de gel. Kibirle bakılan hiçbir manzara, gerçek güzelliğini göstermez...” (Nazım Hikmet Ran)...

Kibir, bireysel ve toplumsal davranış bozukluğu... Kibir, gerçekten, insan ilişkilerini bozan ve toplumsal uyumu zedeleyen en büyük illet... Kibir, kişinin ruhsal sağlığını olumsuz etkileyen ve yalnızlığa yol açan maraz... Kibirden uzak olmanın ilacı, mütevazı olmak... Kişinin kendisini başkalarıyla eşit görmesi, alçakgönüllü olması, kibirden kurtulmanın yolu... Fikirdir, zikirdir, şükürdür; kibir duygusuyla bahşetmenin çaresi... Kibirle mücadele bir defaya mahsus bir eylem değil, ömür boyu süren bir davranış eğitimi... Kibirden arınmak kolay değil... Ne zaman kibirden kurtulduğumuzu düşünsek, kibrin en gizli formuna kapılmış olabiliriz... Bu yüzden her zaman iç denetime ihtiyacımız var... Selam, sevgi ve saygılarımla.